Zozan Baran | 17-12-2017

Tanıtım yazısı yazmanın, hele de size duygusal olarak da bu kadar yakın duran bir kitap hakkında yazmanın kimi sıkıntıları var. Öncelikle bir kitap tanıtımından beklenen “yansız” ve bilgilendirici unsurları yazmak zor gelir. Her satırı uzun zamandır bireysel entelektüel çabalarınızı işgal eden sorularla doluysa kitap ve yazarıyla da kişisel bir ilişkiyi bir yana bırakmak zorsa “tanıtım işi” hepten çetrefilli bir hal alır. O yüzden bu “yansız olmayan” kitap tanıtımına geçmeden önce birtakım kişisel deneyimlerin açıklanması zorunlu gibi geliyor bana.

Dolayısıyla başlarken uyarmam gerekiyor: Aşağıda okuyacağınız satırlar pek de öyle “yansız” değil. Yazarı ile yapılan tartışmaların ve kişisel görüş alışverişlerinin de izlerini taşıyor.

Ebru ile kişisel tanışıklığımız “kadın sorununa” duyduğumuz merakın, onun için okuma uğraşının ötesine geçtiği, benim içinse bir okuma uğraşı olarak yeni başladığı yıllara, yani birkaç yıl öncesine dayanıyor. Kitabın giriş bölümünde tam da bu ilginin ve uğraşın nedenlerine ilişkin önemli bir tespit yer alıyor.

Yazının devamı için tıklayınız | İleri Haber